Kadınlar Günü

Kadınlar günü mü?? hııı evet, yalandan bi gün:(( kutlu olsun bari.. etrafta böyle pislik aşağılık bencil erkekler varken, onlara sesini çıkarmayan- kayıtsız kalan çünkü korkan, içinden “bana da bişey yapar gözü dönmüş cani” diye geçiren (ki haklılar) insanlar varken, bu kendini herşey sanan adamlara “kocamdır ne yapsa yeridir” diyip prim veren kadınlar varken daha çooook dayak yenir, daha çooook öldürülen, tecavüze uğrayan kadın olur bu ülkede:(( ve daha çook kutlarız kadınlar gününü o kadar kötü haberin gölgesinde biz…

 

izleyin lütfen;

Burcu Şef

About Burcu Şef

34 yaşında, akademisyen, İlker ile evli, Ilgaz adında bir oğlu var, Eskişehir’ li, Isparta’ da yaşıyor, mutfakla arası çok iyi ama oğlu doğduğundan beri pek vakti olmuyor, bu aralar çocuk yetiştirmeye takmış durumda (vaktinin çoğunu buna harcıyor); dolayısıyla kendisiyle ilgili beklenti, paylaşımlarının daha çok çocuk konusunda olacağı yönünde….

Bazen (2)…

Geçen günkü olaydan sonra toparladım galiba kendimi. En azından o günkü ruh halimden daha iyiyim şu an. Bugün başarılı bir organizasyonu daha geride bırakmanın verdiği mutluluk var içimde. Tabi bir de o gün yaşadıklarımın bana kattığı tecrübenin dayanılmaz hafifliği… Şaka bir tarafa gerçekten daha iyiyim. En azından alet edildiğim olaylardan kendime pay çıkartmayı da öğrendim. Aslında geçen ay yaşadıklarım bunu öğrenmemi sağladı sanmıştım; ama demek ki yeterli değilmiş. Eee ne demişler bazı şeyler pekişe pekişe öğrenilirmiş… Bu arada bu işi sevdim ya…zevkliymiş böyle yazı yazmak. Derdimi dinleyen bir sürü tanımadığım arkadaşım oldu-sağolsun eski dostum.

Gizem Şef

About Gizem Şef

25 yaşlarında. Evli. Yemek yemeyi, yapmayı ve değişik yerler görmeyi seviyor. Bir organizasyon şirketinde yönetici pozisyonunda çalışıyor. İşinden dolayı sürekli organizasyon yapma peşinde…

Güçlü ve Duygusal Kadın

Güçlü kadın olmak zordur. Duygusal kadın olmak da zordur. Ama güçlü ve duygusal kadın olmak daha zordur…

İlk bakışta bu iki durum birbiriyle çelişiyor gibi görünebilir, yani hem duygusal hem güçlü olmak.. Ama değil..

Güçlü kadın, bir başkasının varlığına muhtaç olmadan, hayatını ve varlığını devam ettirebilme, şikayet etmektense kendi sorunlarını kendi çözebilme, kendi işini ve hatta başkasının işini de yapabilme yetisine sahiptir. Güçlü ve duygusal kadın ise bunların yanına bir de iç hesaplaşmasını, bazen kendine bile anlatmakta güçlük çektiği duygularını, bitirdiklerini, bitiremediklerini, biriktirdiklerini, paylaştıklarını ve paylaşamadıklarını da ekler  ve hepsiyle birden mücadele etmeye çalışır.. Ve ortaya güçlü ve duygusal kadın çıkar.

Güçlü ve duygusal kadın öncelikle inanan kadındır. İnanır karşısındakinin söylediklerine… Güçlü ve duygusal kadın doğaldır çünkü, ne hissediyorsa onu yansıtır karşıya, fazlasını ya da eksiğini değil.. E haliyle karşısındakinin de böyle olduğunu düşünür.

Güçlü ve duygusal kadın ilişki sırasında kurallarını koyabilen, “O”ndan önce de var olduğunu bilen, “O”ndan sonra var olacağını bilen kadındır. “O”nun dışında da bir hayatı vardır, ayakları yere basar. Kendi nitelikleri, kendi sahip olduğu sıfatları vardır. Kendini tanımlamak ya da tanıtmak için karşı cinsin kazandırdığı sıfatlara ihtiyacı yoktur. Bu sıfatları da yeri geldiğinde kullanır tabi.. Ama “O”nu sevdiği, “O”na değer verdiği için kullanır bu sıfatları, ihtiyacı olduğu için değil..

Güçlü ve duygusal kadın ilişki bittikten sonra da yok “ölürüm biterim”, yok “sensiz bir hiçim” gibi laflar etmez. “O” aklından çıkmasa da, unutamasa da “O”nu, kendi iç dünyasında yapar tüm konuşmaları, kimi zaman sonu gelmeyen hesaplaşmaları.. Güçlü ve duygusal kadın sabaha kadar ağlamaktan gözleri şişse de sabah kalkıp makyajını yapıp, hiçbir şey olmamış gibi işine gidebilen ve hayatına devam eden kadındır.

Güçlü ve duygusal kadın eğer ilişkinin bitmesi gerektiğini düşünüyorsa bitirebilen kadındır.. Severek ayrılsa bile böyle olması gerektiğini düşünüyorsa böyle yapar. Çoğu zaman hissettikleri yeterlidir onun bu kararı alması için. İlla somut nedenler aramaz. Çünkü duygu dünyasında iki kere ikinin dört etmediğini bilir. Bir şey hissetmiyorsa hissetmiyordur, zorlamanın anlamı olmadığını bilir. Ama bunu dile getirirken bile nazik olan, karşısındakini kırmaktan çekinen kadındır güçlü ve duygusal kadın. Hatta bu özellikleri nedeniyle “odun” olarak suçlanmakla karşı karşıya kalan kadındır.

Sanırım erkekler çoğu zaman bir kadının hem güçlü hem de duygusal olabileceğinin farkına varmıyor.. Onlara göre ya duygusalsındır, kırılgan, narin.. Ya da güçlüsündür, dayanıklı, her şeyin üstesinden gelebilen.. Yıllar önce bir filmde izlemiştim. Filmin ana karakterleri Josh ve Kate birbirlerini sevmektedir. Ama sevgileri devam etse de bir nedenle ilişkileri bitmiştir ve ayrılmışlardır. Josh artık bir başkasıyla çıkmaktadır. Josh, bir gün arkadaşıyla otururken konu Kate’ten açılır. Arkadaşı, “madem hala Kate’i seviyorsun neden onunla evlenmiyorsun” diye sorar ve “Kate de seni hala seviyor, bunu sen de biliyorsun” diye ekler.. Josh’ın verdiği yanıt ilginçtir. “Kate güçlü bir kadın, benden sonra da hayatına devam etti. Ama Sam o kadar güçlü değil. Ondan ayrılırsam yıkılır, hayatına devam edemez. Bunu ona yapamam, terk edemem onu” der.. (İsimler tamamen kurmacadır J). Güçlü olmak erkek dünyası ile özdeşleştirildiği için belki de kadınların güçlü olması erkek dünyasında prim yapmıyor.. Sanırım erkekler de kendilerini daha güçlü hissettirecek güçsüz kadınları tercih ediyor..

Oysa güçlü ve duygusal kadın, istemediği bir hayat sürmektense yalnız kalabilmeyi göze alan kadındır.

Velhasıl zordur güçlü ve duygusal kadın olmak…

Hayat Şef

About Hayat Şef

30’lu yaşların başında bir doktor... Gezmeyi, yeni yerler görmeyi, yeni şeyler öğrenmeyi, şaşırmayı, etkilenmeyi, fark etmeyi seviyor. Mutfakla falan hiç arası yok.. Hayatı ve insan davranışlarını anlamaya çalışıyor. Bazen “hayatı basit yaşamak gerek” diyebilecek kadar rahat, bazen de “hayat neden bu kadar zor” diyecek kadar daralmış.. Yapmayı düşünüp düşünüp ertelediği bir sürü şey var. Ama bir gün mutlaka motosikletle Ege ve Akdeniz kıyı şeridini dolaşmayı düşünüyor…

Duygusal Erkek

İlişki denilen şey gerçekten zor.. Başlasan dert bitirsen dert, aklında bi kaç güzel anı kaldıysa yanına kâr.. Şimdiki ruh halimle başka da bi numarası yok gibi görünüyor..

Bi insan terkedildiğinde neden hırçınlaşır? Yahuu vazgeçilmek iyi ya da kolay kaldırılası bi durum değil tabi ki.. Bunu iddia ediyor değilim.. Ama.. Biraz daha normal kalabilse insanlar mesela.. Çok mu zor?

Yahu benim anlamadıgım terkedildiğinde neden bu kadar duygulanıyorsun? Neden duygu sömürüsü noktasına getiriyorsun? Bu duygulu adamı ilişki sırasında nereye saklamıştın acaba?? Sensiz yaşayamam da nedir? Tamam kabul.. Bi süre boyle hissedeceksin ve biz bunu atlatmanı bekliyor olacağız bir kenarda.. Bu hissi hepimiz tanıyoruz.. Hepimiz yaşadık da.. Ama uzatmasan diyorum.. Uzatmasan yani.. Çünkü inandırıcı da gelmiyor biliyor musun?. Neden mi? Çünkü vazgeçilmez olduğumu neden ilişkinin içindeyken farketmedim acaba diyo insan.. Kendisinden şüpheye düşüyor?? Burada bi çelişki yok mu sence de.. Bu kadar seviyorduysan ilişkide mükemmel bi tip olmuş olman gerekirdi.. Empatisi çok yüksek, sürekli yanındakinin duygu değişimini izleyen, onu önemseyen, rahatsız olabileceği şeyleri yapmayan(!), fikir sahibi, zarif bi adam olman gerekirdi.. Yoo onu olmamışsın ama bittikten sonra bir romantik şaire dönüşmüşsün.. Oy oy oy.. Ben almayayım çünkü ben gerçekten anlamadım bu işten bişey.. Biri yalan söylüyor olmalı.. Ve o ben değilim inan..

İşin özeti, sevdiğinin yokluğunda yaşayamayacağını iddia eden biri daha düzgün olmalı(ydı) gibi geliyor bana.. Sadece karşısındakinin olmasını istediği gibi olsun, bi yalanı yaşasın, kendinden vazgeçsin, kafayı yesin demiyorum.. Sahtekarlık önermiyorum burada ben.. Benim önerim, bu hayatta hiçkimse hiçkimseye mecbur olmadığından herkes sadece gönlünün istediği ile olsun.. Ben bunun bir “samimiyet” içinde olmasını öneriyorum sadece.. Çok mu zor?

Duygu Şef

About Duygu Şef

Akademisyen, evli falan değil.. İzmir' de yaşıyor. Sanatla arası harika.. Görsel sanatlara pek düşkün. Kitap okumaya bayılıyor, bu yüzden de mesleğinden ekstra memnun.. Gezmeyi ve yemek yemeyi pek seviyor, her lezzete açık, öğrenmeye hevesli, Türk kahvesi tiryakisi… vb. Kısaca yaşamayı seven, yaşamı anlamlandırmak için gayret eden biri..